Kategoriler
Tıp

Amyotrophic Lateral Sclerosis (ALS)

Diğer isimleriyle: Motor-neuron dysfunction/disorder/disease, Lou Gehrig’s Disease, Ventral-horn Dysfunction

Uzun süredir ALS üzerine araştırma yapıyorum. Bu yazı dizisinde kendi bulgularımı paylaşacağım. Eğer ALS (veya MND, Lou Gehrig’s vs) teşhisi konduysa, bu yazı dizisinden faydalanabilirsiniz. Ancak, herhangi bir şey yapmadan önce: (i) doktorunuza ve hatta mümkünse birden çok doktora danışın, (ii) kendi araştırmanızı yapın, verdiğim kaynakları okuyun.

ALS yaklaşık bir asırdır biliniyor. Ancak ne etiyolojisi (sebebi, nasıl ortaya çıktığı) anlaşılabildi, ne de ALS hastalarını tedavi edebilecek bir yöntem geliştirilebildi. Bunu duyunca ALS hastaları ve hasta yakınları karamsarlığa kapılıyor. Ancak çok basit şeyler, örneğin grip, için bile aynılarını söyleyebiliriz. Gribin de bilinen bir tedavisi yok, AIDS’in de, kanserin de, böbrek yetmezliğinin de, damar tıkanıklığının da… Hatta denilebilir ki Batı tıbbının felsefi yaklaşımı yüzünden hiçbir şeyin bilinen bir tedavisi yok. Bazı virutik hastalıklar için aşılar geliştirilmiş durumda, ancak bunun ötesindeki birçok hastalık için “tedavi” diyebileceğimiz bir uygulama açıkçası yok. Bunun temel sebebi de “tedavi” kavramından Batı tıbbının anladığı şeyin bir tane “ilaç” içmek olması. Bu ne yazık ki son yüzyılda semirmiş iptidai bir anlayış. Bunun nasıl palazlandığını, tıbbın nasıl endüstriyelleştiğini Ivan Illich (Sağlığın Gaspı) veya Michel Foucault (Kliniğin Doğuşu) gibi yazarlardan okuyabilirsiniz. (Ve eğer, size veya bir yakınınıza ciddi bir hastalık teşhisi konduysa, lütfen bu iki yazarın söylediklerini okuyun.) Oralara pek girmeyeceğim bu yazı dizisinde.

Ancak, Batı tıp anlayışının başka yönden bir eleştirisini vereceğim. Ve, bu eleştiri, yalnızca tıp anlayışımızı değil mantık, matematik, mühendislik, bilim, beşeriyet, siyaset, iktisat gibi alanlardaki anlayışımızı da aksak bırakan bir takım eksiklere yönelik olacak. Bir sonraki yazıda doğrudan bunu yapmayı planlıyorum, çünkü ortada bir “bakma şekli bozukluğu” var. Ve, bakma şekliniz bozuk olduğunda görme şekliniz de mecburen bozuluyor. Daha doğrusu, bakma şeklinizdeki bozuklukların yeterince farkında olmadığınızda, gördüğünüz şeyin baktığınız nesnede mi yoksa sizin gözünüzde mi olduğunu anlayamıyorsunuz.

Yazı dizisinin ne uzunlukta olacağına henüz karar vermedim, yazdıkça ortaya çıkacak. Spesifik bir hasta için kaleme aldığım yaklaşık 40 sayfalık bir içerik var. O içerik biraz aceleye gelmişti. Burada da elimden geldiğince o içeriği düzenleyerek sizlere aktaracağım.

Kimseye mesnetsiz umut vermek gibi bir amacım yok, ancak hem araştırmalarımdan hem de bahsi geçen ALS hastası üzerindeki uygulamalarımdan yola çıkarak diyebilirim ki, ALS ve semptomları, önemli ölçüde geri çevrilebilir. Eğer ALS hastası son aşamaya gelmediyse, birçok fonksiyon geri kazandırılabilir ve hayat beklentisi normal seviyeye çekilebilir. Ancak, bu bir tane “hap” içerek olacak bir şey değil. Önemli hayat tarzı değişiklikleriyle ALS’nin asıl sebebini ortadan kaldırarak yavaş yavaş olabilecek bir iş. Hiçbir şekilde “mucize” vaadetmiyorum.

Bahsini edeceğim yöntemler silsilesini bu yazıda da doğrudan verebilirim ancak hiçbir anlamı olmaz. Çünkü her hasta özgündür. Temel prensip aynı kalmakla birlikte, her hastada ufak farklılıklar yapılması gerekir. Bunu yapabilmek için de altta yatan temel prensibi “doğru” anlaması şarttır okurun. Tekrar üstüne basarak, altını çizerek belirtiyorum: bir tane hap alıp iyileşmek gibi bir lüksünüzün olduğu bir durum değildir ALS. Yaşam şeklinizde önemli ve radikal değişiklikler yapmanız gerekmektedir. Ve bu değişimlerin tek tek hangi amaca hizmet edeceğini anlatmak istiyorum bu yazı dizisinde.

Özetle, şunlardan bahsedeceğiz serinin devamında:

  • ALS nedir?
  • ALS’yi ortaya çıkaran sebepler nelerdir?
  • ALS’yi mümkün kılan sebepler ortadan kaldırılabilir mi?
  • ALS veya semptomları geri çevrilebilir mi?
  • Bir ALS hastası neler yapmalıdır?

Bu yazı dizisinde okuyacaklarınızın hepsini hem doktorunuza danışın, hem de kendiniz de araştırmanızı sağlam şekilde yapın. Önereceğim yöntemlerin hepsi zaten sağduyuya ve genel sağlık anlayışına uygun şeyler olacaktır. Yine de hiçbirini bilinçsizce uygulamayın.

NOT: Bu yazı dizisinde paylaşacaklarımı eş zamanlı olarak medRxiv.org sitesinde de yayımlamaya çalışıyorum. Orada yayımladıktan sonra, hakemli dergilere göndereceğim bu çalışmayı. ALS için hangi dergilerin en uygun olduğunu araştırıyorum bir yandan da. Bu alanda özelleşmiş birkaç kişiyle temaslara başladım bile, umuyorum güzel bir yerlere gidecek bu çalışma. Ve umuyorum, ALS hastaları için bütüncül bir tedavinin geliştirilmesi yönünde önemli adımlar atacağız.

Bu konu özelinde paylaşmak, danışmak, anlatmak veya sormak istediğiniz bir şey varsa lütfen benimle temasa geçin: thinkinggolem@gmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.