Kategoriler
Psikoloji İlişkiler

Dırdır – II

Dırdırın semiyotik analizi

Dırdır kavramının semiyotik inşasını da vermek lazım. “Semiyotik inşa” gibi afili laflar kullanıyorum diye sanılmasın ki acayip işler yapacağım. Dırdırın bir insanı nasıl etkilediğini ve dırdıra tahammül edememenin sebebini irdeleyeceğim.

Dırdıra neden tahammül edemediğimin sebebi üzerine çok düşündüm. Diğer insanların deneyimlerini de yakından inceledim. Tam olarak hangi noktada dırdırın “çekilmez/dayanılamaz” hale geldiğini anlamaya çalıştım.

Dırdır, o an söylenenlere tahammül edebilmenize rağmen tahammül edilemez bir şey. Buna benzer bir şeyi önceki yazıda da söylemiştim. O an hakkında dırdır yapılan şey, mesela “masayı neden böyle bırakıyorsun”, “ben zaten köleyim”, “oooh sen yat biz çalışalım”, “birlikte mi yaşıyoruz sen otel gibi mi kullanıyorsun belli değil”… demeye başladığı anda tek tek laflar ağır ancak hiçbiri “çekilemez” değil.

Asıl dayanılamaz olan şey o laflarda değil yani anlayacağınız. Peki nerede?

O lafların çağrıştırdıklarına dayanamıyoruz aslında. O laflar birazdan çıkacak kavgayı çağrıştırıyor. O kavganın sembolü olmuşlar. O kavganın işareti olmuşlar. Ve biliyorsunuz ki o laflar bitmeyecek, siz çileden çıkana kadar ağırlaşacak, siz çileden çıktığınız anda da kavga kaçınılmaz. Yani o laflar sizi ince bir ipe bağlıyor ve bir yerden sarkıtıyor. Öyle veya böyle düşmeniz kaçınılmaz, kavganın neredeyse kaçınılmaz olduğu gibi.

Bu da asla tesadüf değil. Dırdıra maruz kalan kişi birçok kereler aynı döngünün yaşandığına tanıklık etti. Konu tam aynı değildi. (Dırdır yapan birine birkaç gün önce yaptığı dırdırı hatırlattığınızda söyleyeceği şey “o başka konuydu” olacaktır.) Ama yaşananlar aynıydı. Mesela iki gün önce de masayı öyle bırakmamıştınız ama diyelim ki açtığınız sodanın kapağını tezgahta unuttunuz veya uyurken iyi geceler öpücüğü vermediniz. Konu herhangi bir şey olabilir Ve o unutulan soda kapağından sizin bu ilişkiye değer vermediğiniz sonucuna ulaşır karşı taraf. Bir cümleyle ulaşır. Dırdırdır bu. İlişkiye değer vermediğiniz gibi karşı tarafa saygınız da yoktur. Onu çalışan bir birey olarak görmediğiniz için öyle kafanıza göre soda kapağını atıp etrafı kirletmişsinizdir. O ev de o ilişki de o kişi de sizin için değersizdir. Bunların hepsini duyarsınız birkaç dakika içinde. Ve bunların hepsini duymanızın sebebi tezgahta unuttuğunu soda kapağı veya arabayı yanlış yere park etmek veya şarj aletini prize tam sokamamak gibi “uydurma” işlerdir.

Uydurma diyorum. Altını da çizerek diyorum. (Altını çizemedim ama bold yaptım.) Çünkü bu şeyler, mesela tezgahta unutulan kapak aslında normalde kavga konusu olmaz. O da unutur, siz de unutursunuz. Bir sürü kez unutulmuştur, sorun da çıkmamıştır. Onun bir sorun unsuru olabileceği bile kimsenin o ana kadar aklına gelmemiştir. Ama o an gelir. Çünkü sinirini veya öfkesini veya birikmişliğini vs sizden çıkarmak için bir olaya ihtiyaç vardır. Ve bunu uydurmak zorunda kalır dırdırcı.

Uysa da olur uymasa da. Bir önceki yazıda da dediğim gibi, dırdırcının bir hakikat arayışı yoktur. Umurunda değildir söylediklerinin doğru veya anlamlı olup olmaması. O an istediği şeyi istediği şeye bağlar, amacı anlamlı konuşmak veya hakikate ermek değil, derinizin altına girmektir.

Ve tüm bunlar olurken, siz çıkacak kavgayı görmeye başlarsınız. İstemeseniz de görürsünüz. Bu bir tür önyargı değildir. Mesela ağaca çıkmış bir köpek göremeyiz. Ağaca çıkmış bir köpek göremeyeceğimizi düşünmek önyargı değildir. Daha doğrusu önyargıdır ancak her türden bilgi zaten önyargıdır. Yeni bilgi yeni deneyimle mümkündür. Ve mesela şu videoyu izledikten sonra önyargınız da değişir: https://www.youtube.com/watch?v=-BOgys9yhOQ

Ama bilgi budur en nihayetinde. Ve siz bilirsiniz ki daha önce böyle saçma sapan şeylerden ötürü size laf sokmaya başladığında aslında altta derin bir şey vardır. Daha doğrusu altta derin bir şey varmış gibi yapar. Gerçekten derin bir şey olsa, mesela ortada net bir yalan olsa veya bir aldatma olsa karşı taraf dırdır yapmaz. Tavır koyar, mesafe koyar, sinirlenip küfür eder, vurar kırar ama dırdır yapmaz. Dırdır ancak “uydurma” dertlerin dışavurumudur.

Neyse. Yani dırdır başladığında siz bilirsiniz ki kavgaya dönüşecek. Karşı taraf kavga için aranıyor. Bunu da tamamen bilimsel bir özenle kullanıyorum. Aranmak. Mesela gitse aynı tondan annesine, babasına, arkadaşlarına, iş yerindekilere vs konuşsa kavga çıkar. Dırdırcı bu tonun kavga tonu olduğunu bilir. Ve “kavga aramak” budur tam da.

Burada en temel sorun şudur. Siz kavga etmek istemezsiniz. Ufacık bir soda kapağı yüzünden kötü bir şey söylemeye korkarsınız. Çünkü o söylediğiniz şeyi evren de yansa geri alamazsınız. Söz ok gibidir. Ağızdan çıktıktan sonra her şeye sebebiyet verebilir. Ve nabzınız 120 atarken, nefes nefese kalmış birbirinize laf yetiştirirken çok da düşünme şansınız olmaz o oku nereye fırlattığınızı. Dırdırcı bunu umursamaz. Umursasaydı zaten en başta o çirkin dili kendine seçmezdi dışavurum aracı olarak.

Dırdır karşısında sakin kalmaya devam edin. Karşı tarafa sakince bu “olası kavga” endişenizden bahsedin. Büyük ihtimalle “önyargı” diye suçlayacaktır. Önyargı dışında bir bilginin mümkün olmadığını belirtin. Hiçbir şey olmamış gibi üzerinize gelmeye devam edecektir. Ancak beynine bir tohum attınız.

Biz sakin insanlarız. Dırdırcı ile kapışamayız. Bilakis kapışsak bile onun canını yakmak istemeyiz. Tek taraflı anlamsız bir kavga olur. O yüzden ufak ufak çözeceğiz. Bir tohum atacağız ve o tohumu sulayacağız. Onu güzele davet edeceğiz. İstemiyorsa kendi bilir. Gerilecek bir durum yok. Siz izin vermediğiniz sürece kavga çıkartamaz. Size vurabilir, size her şeyi yapabilir. Ama kimse tek başına kavga çıkartamaz. Gandhi’nin fark ettiği en önemli şeylerden biri de buydu. Ve Gandhi kazandı. İngiliz kaybetti. İngiliz kaybetmek zorundaydı. Sizinle kavga etmeyen birine karşı nasıl kazanabilirsiniz ki?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.