Kategoriler
Beslenme Psikoloji

Ruh ve Beden

Ruh ve bedeni barıştırmak

Ruhu yani düşünceyi, duyguyu bedenden ayırdığımız vakit modern psikolojik bakış açısını anlama ihtimalimiz de gidiyor. Psikoloji diye genişçe tanımlayabileceğimiz alan son 150 yıldır neredeyse tamamen pozitivist bir anlayışa sahip ve hatta pozitivizmin genelde üzerinden tartışıldığı alan olmanın da haklı gururunu yaşar.

19. yüzyılın ortalarına gelindiğinde duyguların ve düşüncelerin de bir takım bedensel süreçlerin ardılı olacağı fikri özellikle Avrupa’daki entelektüeller arasında çoktan kabul görmeye başlamıştı. İnsan fizyolojisi, sinir hücreleri, göz mekaniği ve optik, kulak ve odyoloji gibi çalışmalar yapılıyordu. Duyguları duyular, duyuları da duyu organları ile açıklayan Alman bilimciler vardı gırla.

Yine aynı dönemde akıl hastaneleri de sorgulandı. Bazı psikologlar akıl hastanelerinde her türden rahatsızlığa aynı şekilde davranılmasının kabul edilemez olduğunu söylediler. Bunların en erkenlerinden biri de meşhur Napolyon’un doktorlarından biridir. O döneme kadar bunak birine ve şizoide aynı şekilde davranıyorlardı bu hastanelerde. Denilebilir ki o zaman öncesine kadar tek isim veriyormuşuz insanlık olarak, şimdi yirmi farklı isim veriyoruz ama yaptığımız şey hala isim vermek. Eskiden bir bipolara ve nevrotiğe aynı davranıyorduk “akıl hastası” kavramı arkasından, şimdi de belki bambaşka derdi olan iki çocuğa aynı tedaviyi uyguluyoruz “otizm” adı altında. Bunlar çok karmaşık konular.

Akıl hastanelerine dönecek olursak, kaliteyi artırabilmek demek bu hastaları bir takım kriterlere göre sınıflandırabilmek demekti. Ancak bu sayede farklı hastaların ihtiyaçları belirlenebilir ve benzer ihtiyaçları olanlar tespit edilebilirdi. İşte bu gibi pratik dertlerle klinik psikoloji başladı. Belki saysak on farklı ekol vardır, ancak onlara sadece denk geldiğimizde değineceğiz.

Bu dönemde olanlara bakarsak:

  1. Akıl hastaneleri sorgulandı, hastalıklar birbirinden ayırt edilmeye başlandı
  2. Beden ve akıl sağlığı birleşmeye başladı. Ruh ve beden ayrımının aksine insanlar artık bedenlerine alacakları 10 mg lityumun veya beynin ön lobuna uygulanacak elektroşokun düşünceleri ve duyguları etkileyebildiklerini biliyorlardı. Yani “ruh” dediğimiz alan da fiziksel olarak kontrol edilebiliyordu.

Bugün konuştuğum kişilerin (bu konuda eğitim almışlar da dahil) çoğu hala ruh ve bedeni birbirinden olabildiğince ayırıp bir şeyleri anlamaya ve düzeltmeye çalışıyorlar.

img_4641.jpg

Benimle konuşanlara ilk olarak anlatmaya çalıştığım şeylerden bir tanesi bu. Ruh ve beden iki ayrı şey değil, birbirlerine bağlılar. Hatta bazılarının dediği gibi zaten aynı şeyler bunlar. İşte tam da bu yüzden genel anlamıyla psikoloji ve konumuz özelinde depresyon, bedene ve ruha bir arada bakarak anlaşılabilir.

Sadece ruha yani duygulara, düşüncelere, inançlara, isteklere, arzulara, korkulara… bakarak kendimizi de anlayamayız karşımızdakini de. Ruha atfettiğimiz bu özellikler boşlukta durmuyorlar. Bir bedenle birlikte varlar. O beden uzun mu? Kısa mı? Kendini güzel hissediyor mu? Bir yerlerini çirkin mi buluyor? Konuşmaya utanıyor mu? Kelini gizlemek için saçıyla mı uğraşıyor? Atletik mi?

Her şeyi aynı olan iki insanı alın ve birini toplum normlarına göre yakışıklı diğerini ise çirkin sayılacağı bir yere bırakın. Bambaşka gelişir bu iki kişinin psikolojisi. Ergenlikte sesi çatallı olanların bazıları yıllarca içine kapanık kalırlar o dürtüyle. Göğüslerinden utanan bir sürü kadınla karşılaşıyorum her gün. Erkeklerin en büyük korkusu cinsel performansları. Herkeste her yerde bedensel bir şeyler var yani.

Bedensel olanı yok sayıp sadece ruha bakamayız. Ama bedene bakmak da yalnızca bu üstteki popülist örneklere bakmak değil elbette. Beden çok ayrıntılı, muazzam bir makinedir. Duyulara, organlara, hormonlara, beyne, beslenmeye, egzersize, uykuya… kısaca her şeye bakmamız lazım. Ve kendi akıl sağlığımız için de bunların hepsinin en azından ortalama düzeyde sağlıklı olması lazım. Çok fazla konu var biliyorum ancak şanslıyız ki hepsiyle ilgili de binlerce sayfa bedava içerik var araştırabileceğimiz. Birileri bizim için derlemiş ve internete koymuş. Bulabildiğimiz, okuyabildiğimiz kadar fazlasından faydalanacağız işte onların.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.