Kategoriler
Kedi

Kediler ve Renkler

Kedilerin renk algısı üzerine bir giriş yazısı.

Kedilerin görsel yetenekleriyle ilgili hatırı sayılır miktarda çalışma var -yazının sonunda birkaç tanesi listelendi. Bu yazıda sadece o alanı biraz ucundan tırtıklayacak ve birkaç temel kavramdan, metottan bahsedeceğiz.

Mevcut bulgulara göre (biraz çelişseler de) kedi gözünde üç farklı dalga boyuna duyarlı hücre var. Birincisi 450 nanometredeki konik hücreler, ikinci grup 500 nanometre civarında bir anlamda genel şekilleri ve ışığı algılayacak çubuk hücreler ve son grup da kimi çalışmalara göre 560 kimi çalışmalara göre 580 nanometre civarında tepe değerine ulaşan konik hücreler. Konik hücreler, mevcut teorilerimize göre, renk konusunda özelleşmiş hücreler. Bu yüzden sadece onlar üzerinde duracağız ilk olarak.

İnsan gözünde peki durum nasıl? Karşılaştırabilmek için bir zeminimiz olmalı. İnsan gözünde üç farklı konik hücre grubu var. Sırasıyla 430, 540 ve 570 nanometrelerde en yüksek duyarlılığa sahip bu hücre grupları.

Bu sayıları anlamlandırabilmek için renklerle olan ilişkilerini de bilmek gerekiyor. Görünen ışık (400-700 nm) dalga boyu arttıkça kırmızıya kayıyor. Infrared (kızılötesi) 700 nm’den başlıyor. Ultraviolet (morötesi) ise 100-400 nm arasına verdiğimiz isim. Arıların bu aralıktan da ışık toplayabilen hücreleri var. Bu yüzden çiçekleri bizden farklı görüyor olmalılar.

İnsan ve kedi gözünde ortak olan 430/450 nm’ye duyarlı hücreler mavi diyebileceğimiz renk ve komşularını algılamaya yarıyor. Maviden sonra yeşil geliyor dalga boyu arttıkça. Gökkuşağındaki renkler de aslında dalga boyu sırasındadır. Mor, indigo, mavi, yeşil, sarı, turuncu, kırmızı. Burada dikkat etmemiz gereken şeylerden bir tanesi yeşilden kırmızıya geçiş olacak.

Bitkilerin büyük çoğunluğu doğrudan yeşilden kırmızıya geçiyorlar yaşam süreleri boyunca. Odunsulaşan bitkiler aslında dalgaboyu olarak düşünürsek kırmızılaşıyorlar. Olgunlaşan meyveler de öyle. Muz mesela sararıyor, erik kızarıyor, domates turuncu kırmızı arası bir renge ulaşıyor. Yani bitkileri tanıyabilmek, ayırt edebilmek için önemli yeşil-kırmızı geçişi.

Hayvanlara gelince de cilt, kıl, kan gibi yapılar genelde turuncu-kırmızı tonlarında oluyor. Yani bir avcı için kırmızıyı görebilmek önemli olacaktır. Yaralı düşmanlarını veya avlarını daha rahat seçebilecektir. İz süren canlılar için de kan izlerini fark edebilmek önemli olacaktır.

İnsanda bu yeşil-kırmızı geçişini daha ayrıntılı şekilde algılayabilecek iki hücre tipli bir yapı oluşmuş. 540 ve 570 nm civarlarında tavan yapan iki farklı konik hücre grubumuz var. Mark Changizi kitabında (ve öncesinde makalesinde) insanda bu özelleşme deri rengiyle ilgili bilgi edinebilmek için olmuştur diyor. Deri rengimizi kan ve kanın oksijen oranı belirliyor. Fazla kan kırmızı, az kan sarı cilt rengi olarak dışavuruluyor. Kanın oksijen oranına göre de oksijenli kan daha mor (kırmızı-mavi) oksijen oranı düşük kan yeşilimsi oluyor. Bunlar da aslında yaralanmalarda, hastalıklarda, morarmalarda, incinmelerde sürekli karşımıza çıkıyor. Hasta biri soluklaşıyor, yeşilleşiyor. İncinen bölge önce kızarıyor sonra morarabiliyor. Kan ve dolayısıyla sağlıkla ilgili bir sürü şeyi sadece deri rengine bakarak anlayabiliyoruz. Öfke yüzümüzü kızartıyor, uykusuzluk göz altlarımızda morluk yapıyor, soğukta sararıyoruz…

Kedilerde bu ince ayrım yok. Yeşil-kırmızı bölgesini tek bir hücre grubuyla algılıyorlar. Burada iddia edebiliriz ki kediler yeşil ve kırmızıyı veya başka bir deyişle bitkilerin olgunlaşma süreçlerini ve kan/et/doku gibi yapıları birbirlerinden bizim kadar iyi ayıramıyor olabilirler.

Ağaçların yaprakları ve gövdeleri çok farklı görünmüyor olabilir kedilere çünkü yaprak yeşilken gövde kırmızı-yeşil ancak kedilerde bu ayrım yok. Bu elbette nişlerini de belirliyor ve nişleri tarafından belirleniyor. Meyve ile beslenselerdi belki de kediler çok da başarılı olmayacaklardı olgun ve ham meyveyi ayırt ederken.

Fotoğraflara Dair

Yazının tepesindeki fotoğrafta (RGB imge) yeşil kanal (G) yok, onun yerine mavi kanal iki kez kullanıldı ve yeşil-kırmızı geçişinin kırmızıya kayan bir tasviri ortaya çıktı.

Aşağıdaki fotoğrafların ilki orijinal olan. İkincisi kırmızıya kayan, üçüncüsü de yeşile kayan.

Bunlar akla gelebilecek en basit metotla üretilmiş imgeler. Daha karmaşık yöntemler üzerine de düşünüyorum. Özellikle de 2 tane yerine 1 tane hücre grubuyla aynı ışık aralığına bakmanın ne demek olduğuna daha fazla kafa yormam lazım.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kaynaklar

Mark Changizi’nin deri rengi ve konik hücre evrimi ile ilgili makalesi: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1618887/

Mark Changizi kitap: https://www.amazon.com/Vision-Revolution-Research-Overturns-Everything/dp/1933771666

İnsanda renk algısı ve görmenin temelleri ile ilgili yeterince kapsamlı bir giriş makalesi: https://www.2020mag.com/article/the-science-behind–color-enhancement

Renk ve ışıkla ilgili: https://www.sciencelearn.org.nz/resources/47-colours-of-light

Kedi gözündeki renk hücreleri ile ilgili:

  1. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1183040/
  2. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1331772/
  3. http://www.jneurosci.org/content/jneuro/13/4/1543.full.pdf
  4. İnsan ve kedi gözünü fizyolojik olarak karşılaştırmışlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.